Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Akraba iftarı
Cuma Tem. 07, 2017 7:45 am tarafından dutluca-bilecik

» Genç yörüğün heyecanı
Ptsi Mart 13, 2017 11:15 am tarafından dutluca-bilecik

» Birimiz bağda birimiz dağda
Salı Şub. 21, 2017 10:03 am tarafından dutluca-bilecik

» yörüklere gıbta ederim
Ptsi Ocak 23, 2017 10:11 am tarafından dutluca-bilecik

» Bele bağlanan kuşak
Salı Ocak 17, 2017 12:37 pm tarafından dutluca-bilecik

» Fırtınanın ulaştırdığı yörük
Perş. Ocak 12, 2017 4:22 pm tarafından dutluca-bilecik

» Yörük dolabı
Çarş. Ocak 11, 2017 10:23 am tarafından dutluca-bilecik

» Yörüklerin çay sohbeti
Çarş. Ocak 11, 2017 10:12 am tarafından dutluca-bilecik

» Bileciğin uluların osmanlının uluları
Perş. Ara. 15, 2016 12:39 pm tarafından dutluca-bilecik

Kasım 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   

Takvim Takvim

Sayaç
Website counter
Dost Siteler
www.yoruklerobasi.com
http://www.forumyoruk.com


****** Diyor ki

A


İsmet İnönü Hakkında Bilinmeyenler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

İsmet İnönü Hakkında Bilinmeyenler

Mesaj tarafından Hakkhan Bir C.tesi Şub. 28, 2009 3:35 pm

Oğuzbeyi abinin İsmet İnönü ile ilgili açtığı konulardan sonra siz değerli kandaşlarım için bu konuyu açtım.

Öncelikle şunu belirteyim.İsmet İnönü'yü karalamak, onu yerin dibine indirmek gibi bir amacım yok.Tarihi doğru öğrenmek ve öğretmek gibi bir amacım vardır.Bu amaç doğrultusunda bu konuyu size sunuyorum.
------->
Mustafa Kemal ******'ün 10 yıl şoförlüğünü yapan Seyfettin Yağız, yakın tarihi sarsacak anılarla ortaya çıktı. '****** İnönü'yi hiç sevmezdi' diyen Yağız, yaşadıklarını, gördüklerini anlattı!

******'ün şoförü Seyfettin Yağız ile Dünden Bugüne Tercüman Gazetesi muhabiri Nide Eryılmaz konuştu:

ATATÜRK 10 KASIM'DA ÖLMEDİ: Gazi yatağa düşünce İnönü'ye, "Paşam ****** çok hasta gel" diye dört defa haber yolladım. Gelmedi. "Geleyim de beni öldürsün değil mi" dedi. ****** 10 Kasım'da ölmedi. İnönü gizledi. Şimdi bana "Tarihi şaırtıyorsun" derler. Ama doğru.

İSMET PAŞA'YI HİÇ SEVMEZDİ: ******'ün en çok sevdiği insanlar Celal Bayar ve Mareşal Fevzi Çakmak'tı. Hiç sevmediği kimse ise İsmet Paşa idi. İnönü ile aralarının açılmasının üç sebebi vardır. Biri İzmir suikasti, ikincisi Serbest Fırka olayı. Üçüncüsü Nuri Conker.

İZMİR SUİKASTI VE KARABEKİR: Kazım Karabekir'in suikasttan haberi yoktu. Ziya Hurşit Issız bir yerde bombayı atacaktı. Vali Kazım Paşa (Dirik) istihbarat almış. "Gelmeyin paşam" diye telgraf çekti. Bunun üzerine ****** "Sür kocaoğlan" dedi. Tam gaz İzmir'e girdik.

İnönü'yü sevmemesi için 3 nedeni

"******'ün en çok sevdiği insan Celal Bayar ve Mareşal Fevzi Çakmak 'dı. Hiç sevmediği kimse ise İsmet Paşa idi. İsmet Paşa ile aralarının bozuk olmasının sebebi, üç şeye dayanıyor. Birincisi İzmir suikastı, ikincisi serbest Fırka. Üçüncüsü Nuri Conker.î İzmir suikastını düzenleyen kimdi?


"Kazım Karabekir 'in suikastten haberi yoktu. Ziya Hurşit, Avni bey, Nuri Bey, Sait bey ve Rüştü bey. Biz izmir'e giderken güzergah belli. Isısız bir yerde bombayı atacaklar ve ******'ü öldürecekler. Fakat İzmir Valisi Kazım Paşa haber alıyor ve ******'e telgraf çekiyor. Biz de ****** ile İzmir'e doğru hareket ediyoruz. Telgraf geldi 'Paşam İzmir'e gelmeyin.' Bunun üzerine ******, 'Sür Kocaoğlan İzmir'e' dedi. Tam gaz İzmir'e girdik.î Ata 'nın ölümünü gizledi "Onu çok özlüyorum. O olsaydı ben buralarda olur muydum? ****** 10 Kasım'da ölmedi. Söylersem tarihi şaşırtıyorsun diyorlar. ****** öldükten sonra beni Dolmabahçe'ye kapattılar. Dışarı çıkmamı istemediler."

İSTANBUL (DB TERCÜMAN) - 29.09.2004 07:41:00 811

http://entellektuel.proboards24.com/
---------------------------------------------
Mareşal'in(Fevzi Çakmak) 10 Nisan 1950'deki ölümünden sonra Milli Şef İnönü, aralarındaki "Bitmeyen Kavga"dan dolayı büyük komutanın ailesine başsağlığı mesajı göndermekten özellikle imtina etmişti. Şef'in yarattığı diktavari korku nedeniyle devlet ricali adeta sus pus olmuş durumdaydı. Bütün bu vefasızlıkların ötesinde, Mareşal'in cenazesinin yüzbinlerin gözyaşları içerisinde kaldırıldığı ana kadar Ankara ve İstanbul radyolarından müzikli yayınların kesilmeyişi, Türk halkının ruhunda infial yaratan tepkilere neden olmuştu. Asıl üzüntü veren husus, İnönü'nün bilgisi dahilinde radyolardan neşredilen "Çiftetelli"yle Mareşal'in son yolculuğuna uğurlanması hadisesi idi.

Buradan sormak gerekiyor; ******'ün yanısıra Ali Fuad Cebesoy, Rauf Orbay, Fethi Okyar ve Refet Bele gibi Milli Mücadele'nin değerli komutanlarıyla, son raundda "Fevzi Çakmak" olmak üzere, İnönü kendinden başka kiminle kavgalı olmadı ki?..

Yakın tarihin değer yargıları hakikatleri böyle deklare ettiğine göre; o kötü-bu kötü "Son diktatör, bir tek sen mi iyisin?" demezler mi insana!
Süleyman YEŞİLYURT
-----------------------------------------------
Ata'nın Dolmabahçe Sarayı'ndaki heykeli ölümünden sekiz gün sonra devlet tarafından söktürüldü.

Dolmabahçe Sarayı arşivinde yeni bulunan belgelere göre, ******'ün cenazesi saraydaki katafalktayken, 18 Kasım 1938'de bir karar alındı. "Saray mimarı F. Akyal" imzalı belgede, heykelin palangalarla söktürülüp hamallarla bilinmeyen bir yere taşınması için izin isteniyor. Devlet işlem için 25 lira 80 kuruş ödedi.

******'ün cenazesinden önce heykelini kaldırmışlardı

Dolmabahçe Sarayı'nın arşivinde yeni bulunan bir belge, ******'ün saraydaki bir heykelinin devlet tarafından 1938'in 18 Kasım günü 25 lira 80 kuruş harcanarak palangalarla söktürüldüğünü ve hamallara taşıtılarak bilinmeyen bir yere gönderildiğini ortaya çıkardı. İşin tuhaf ve acı olan tarafı ise, bu işin İsmet İnönü'nün cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra ama ******'ün cenazesi daha kaldırılmadan, sarayın muayede salonunda katafalkta durduğu ve yüz binlerce vatandaş tarafından gözyaşlarıyla ziyaret edildiği sırada yapılmış olmasıydı..

Cumhurbaşkanlığı seçimleri Türkiye'de geçmişte de hep sıkıntılı olmuş ve seçim öncesinde ortam hep gerilmişti. Ama, Çankaya'nın yeni sahibinin belli olmasından sonra bazı kişiler ve çevreler "kral öldü, yaşasın kral" havasıyla yeni cumhurbaşkanının etrafında pervane gibi dönmeye ve eski devrin hatıralarını silmek için birbirleriyle yarış etmeye başlamışlardı. Bu yarış, ikinci cumhurbaşkanının seçiminden hemen sonra, yani ******'ün Çankaya'sına İsmet İnönü'nün yerleşmesinden sonra da yaşanmış ve iş ******'ün cenazesinin defnedilmesi bile beklenmeden, Dolmabahçe Sarayı'ndaki bir heykelinin söktürülüp hammallara taşıtılarak ortadan kaldırılmasına kadar varmıştı. ******'ün saraydaki heykelinin yokolması konusu, Dolmabahçe Sarayı'nın arşivinde yeni bulunan bir belge sayesinde ortaya çıktı. 10 Kasım 1938'de vefat eden ******'ün cenazesi Dolmabahçe'nin muayede salonunda katafalkta durduğu sırada, belgeye göre yine aynı salonda bulunan bir heykelinin söktürülmesi konusunda bazı resmi yazışmalar yapıldı ve devlet 25 lira 80 kuruş harcayarak heykeli ortadan kaldırdı.

HAMAL BİLE TUTMUŞLAR
Bugüne kadar bilinmeyen bu heykel hadisesinin ayrıntıları, sarayın arşivinde yeni bulunan belgelere göre şöyleydi: Türkiye Cumhuriyeti Reisicumhuru Mustafa Kemal ******, 1938'in 10 Kasım sabahı saat dokuzu beş geçe Dolmabahçe Sarayı'nda son nefesini verdi ve Ankara'da hemen ertesi gün toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, cumhurbaşkanlığına İsmet İnönü'yü seçti. Ankara'da seçim yapıldığı sırada, ******'ün tahnit edilen naaşı da Dolmabahçe Sarayı'nın muayede salonunda, yani sarayın Osmanlı padişahlarının katıldığı törenlerin yapıldığı en büyük salonunda katafalka kondu ve halk, ******'ü bir hafta boyunca gözyaşları içerisinde ziyaret etti. Cenaze 19 Kasım sabahı Dolmabahçe'den alınarak Sarayburnu'na götürüldü, Zafer torpidosuna konarak açıkta bekleyen Yavuz zırhlısına nakledildi ve zırhlının İzmit'e taşıdığı cenaze, oradan trenle Ankara'ya götürüldü. ******'ün tabutu 20 Kasım günü Meclis'in önünde katafalka kondu ve ertesi gün yabancı temsilcilerin de katıldığı çok büyük bir törenle Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrine yerleştirildi. Ama, cenaze daha Dolmabahçe Sarayı'nda katafalkta bulunduğu sırada, 18 Kasım günü bir başka iş daha yapılmış ve muayede salonuna bir sene önce önceden yerleştirilmiş olan ****** heykelinin, dışarıdan hamal getirtilerek kaldırılmasına karar verilmişti.

YEDİ KURUŞLUK FATURA
İstanbul'da Topkapı Sarayı dışında kalan saraylar, Osmanlı Hanedanı'nın mensuplarının 1924'ün 3 Mart'ında Türkiye'den sınırdışı edilmesinden sonra Millet Meclisi'ne bağlanmıştı. Dolmabahçe Sarayı da bu karardan sonra teşkil edilen "Milli Saraylar Müdürlüğü" nün idaresindeydi. Milli Saraylar'ın tam adını bilmediğimiz ve sadece "F. Akyal" ismini ancak imzasından okuyabildiğimiz mimarı, 18 Kasım günü, ******'ün cenazesi henüz katafalkta bulunduğu sırada Milli Saraylar Müdürlüğü'ne bir yazı yazdı ve muayede salonunda bulunan heykelin cerr-i eskal ile, yani bir tür vinç olan palangalarla kaldırılmasına izin verilmesini istedi. F. Akyal'ın yazısında, kaldırma maliyetinin 25 lira 80 kuruş olduğu ifade ediliyordu. Dolmabahçe Sarayı'nın arşivlerinde bulunan konuyla ilgili ikinci belge 22 Kasım 1938 tarihini taşıyor. Belge, Galata'da, kalafat yeri 52 numarada faaliyet gösteren ve pik, hurda demir ve maden ticareti yapan Sait Sapmaz tarafından çıkartılmış bir fatura... Sait Sapmaz, Milli Saraylar Direktörlüğü'ne gönderdiği faturada heykeli kaldırmak için yaptığı masrafları sıralıyor ve takım kirasına 10 lira harcadığını, "ameleye" yani işçilere 12 ve nakliyede kullanılan kamyona 3 lira verdiğini, işçileri getiren vasıtaya da 80 kuruş ödediğini yazıyor, ******'ün heykelinin kaldırılması işinin 25 lira 80 kuruşa malolduğunu ifade ediyor. Beş ve iki kuruşluk pulların da yapıştırılmış olduğu faturanın altında "Mustafa Alcan Ticarethanesi" nin kaşesi ile mimar "F. Akyal"ın masrafı tasdik için attığı imza da bulunuyor. Büyük Millet Meclisi'ne bağlı Milli Saraylar Müdürlüğü, ******'ün saraydaki heykelini naaş henüz defnedilmeden, üstelik katafalkta bulunduğu ve yüzbinlerce vatandaş tarafından gözyaşlarıyla ziyaret edildiği sırada ve işte bu şekilde ortadan kaldırmıştı.

******'ün heykelinin, ölümünden 8 gün sonra söktürüldüğü haberi ses getirdi. Dönemin uzmanları komutanlar arasında gerilimler yaşandığını doğruluyor

Murat Bardakçı'nın gündeme getirdiği, ******'ün naaşı henüz Dolmabahçe Sarayı'nda katafalktayken ölümünden 8 gün sonra heykelinin devlet tarafından söktürülmesi yankı buldu. Altemur Kılıç, babası Ali Kılıç'ın da bunları anılarında anlattığını söylerken İlber Ortaylı, "Garip bir devirdir. İstiklal Savaşı kahramanları arasında bir kıskançlık olmuştur. Fazla irdelememek gerekir" dedi. Yrd. Doç. Erhan Afyoncu ise "O dönemde ******'ün resmi paralardan ve pullardan kaldırılmış İsmet Paşa'nın resmi konulmuştur. Paşa kendini lider kabul ettirmek istemiş. ******'ü yeniden gündeme getiren Demokrat Parti olmuştur" diye konuştu.

BELGELER ORTAYA KOYUYOR
Dolmabahçe Sarayı arşivinde bulunan saray mimarı F. Akyal imzalı belgede, ******'ün naaşı katafalkta daha vatandaşların ziyaretine açıkken heykelinin kaldırılması için 18 Kasım 1938 tarihli yazı yazıldığını ortaya koyuyor. 22 Kasım 1938 tarihli diğer bir belgede ise ticaret yapan Sait Sapmaz, Milli Saraylar



Direktörlüğüne gönderdiği faturada heykeli kaldırmak için yaptığı masrafları yazıyor.

Komutanlar arasında bazı gerilimler olmuştur

* İlber Ortaylı : ****** öldüğü gün Dolmabahçe Sarayı'nda Kılıç Ali ve Salih Bozok dışında herkes Ankara'ya gitmiş. Heykelin kaldırılması o zaman olmuştur. Kurtuluş Savaşı komutanları arasında gerilimler olmuştur. İsmet Paşa'nın heykeli kaldırması bir ifade tarzı olabilir.


* Altemur Kılıç: Haber doğrudur. İsmet Paşa'ya her zaman saygım vardır. Ama o da bir süre etrafındaki dalkavuklara boyun eğmeye mecbur kaldı. Bu olayın onun emriyle yapıldığını sanmıyorum. Bunu dalkavuklar yapmıştır. Böyle bir heykeli hamallara kaldırtmak çok ayıp olmuştur. İsmet Paşa daha sonra ******'e yakın olanları aforoz etti.

* Yrd. Doç. Erhan Afyoncu (Marmara Üniversitesi): Bilindiği gibi ****** öldükten sonra bir cumhurbaşkanlığı çekişmesi başlıyor. Bazıları Fevzi Çakmak'ın cumhurbaşkanı olmasını istiyor. İnönü Cumhurbaşkanı olunca bazı komutanlarla ******'ün çevresi tasviye edildi. İsmet Paşa kendi ekibini kurdu.

kaynak:sabah gazetesi arşivi

Alttaki iletide devam ediyor ----->
------------------------------------------------


En son Hakkhan tarafından C.tesi Şub. 28, 2009 3:40 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi

_________________


Not:Bu resim ******'ün isteğiyle yapılmıştır.Ergenekon'dan çıkışımızı anlatmaktadır.

"Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır."

ULU ÖNDER MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
avatar
Hakkhan
Moderatör
Moderatör

Erkek Mesaj Sayısı : 219
Yaş : 25
Nerden : Mersin
Kayıt tarihi : 26/08/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İsmet İnönü Hakkında Bilinmeyenler

Mesaj tarafından Hakkhan Bir C.tesi Şub. 28, 2009 3:36 pm

Diplomasiye bir örnek !

WILLIAM SAROYAN…
MESLEĞİ: ROMAN YAZARI VE ŞAİR
MİLLETİ: TC DOĞUMLU BİR ERMENİ/SÜRYANİ
MİLLİYETİ: ABD VATANDAŞI
1981 DE ÖLMÜŞ
1964'DE TÜRKİYE'Yİ ZİYARET ETMİŞ
Bir kitabında Türklerden bahsederken diyor ki:
''Yakın yıkın ermenistanı
BİR DENEYİN BAKALIM
Yine çöle gönderin bu halkı
Ne ekmek ne de su verin yanlarına
Evlerini kiliselerini yakın bakalım
(…) deneyin bakalım hadi
bizi yok etmeyi….''

Kaynak :William saroyanın sözkonusu kitabı: ‘The armenian And the armenian’ orjinal textin tümü ingilizce:

“ I should like to see any power of the world destroy this race, this small tribe of unimportant people, whose wars have all been fought and lost, whose structures have crumbled, literature is unread, music is unheard, and prayers are no more answered. Go ahead, destroy armenia. See if you can do it. Send them into the desert without bread and water. Burn their homes and churches. Then see if they will not laugh, sing and pray again. For when two of them meet anywhere in the world, see if they will not create a new armenia. ”

http://en.wikipedia.org/wiki/William_Saroyan
( BU LİNKİ YÖNETİCİLER UYGUN GÖRMEZLERSE LÜTFEN SİLSİNLER ,
ALINTININ KAYNAĞI OLARAK BELİRTTİM )

Burada tabi diaspora acısıyla ve kendi uydurdukları yalanlara kendilerinden de inananların olacağını düşünerek tamam diyoruz bu adam bir Türk düşmanı. Hani Türk düşmanından bol ne var. Asıl bizi ilgilendiren olay bu şiir değil bu şiiri yazan adamı kabul eden şahıs !

William Saroyan 1981'de öldü. 1964'de geldiği Türkiye'de inönü tarafından paşalar gibi ikram ve izzetle karşılandı. nice Türkçülük için mücadele edenler başta Nihal Atsız olmak üzere zindanlarda çürümeye terkedilirken inönü, Türk Milletine O....çocukları diye hitap eden bir ermeniyi en yüksek protokolle karşılar....O kadar memnun olur ki giderken kardeşlikten bahsettiği yazılar da yazarsa da ölene kadar ermenilerin en büyük diaspora şairi kalır ve bu iftira hareketine kalemiyle hizmete devam eder.
Hangi Türk kendisine bu lafları layık gören bir adamın elini muhabbetle sıkar??? Bu kadar dostluk gösterir???


İnönü muhabbetle ermeni hainin elini sıkıyor .Diplomatik tokalaşmaya benziyor mu?

Cumhuriyet Tarihimizin okullarımızda okutulmayan yönlerini öğrendikçe
gel de sev milli şefi !

ATATÜRK çok haklıymış çokk !
------------------------------------





Yukarıdaki resimler ****** zamanında basılan posta pulu ve sigara paketine aittir.Bu sembolleri ortadan kaldırarak Türk milletine yabancılaştıranların yolbaşçısı da İsmet İnönü'dür
--------------------
Musul ve Kerkük te kaçan tarihi fırsat :

Daha sonra Musul-Kerkük 1945 yılında yine Irak hükümeti tarafından elleri ile suriye de olacaklara karışmamamız kaydı şartı ile Türkiye ' ye sunulmuştu ama bu muhteşem teklif kendini milli şef ilan eden biri tarafından anında reddedilivermişti.
"Irak'ın eski Dışişleri Bakanı Naci Şevket'in yayınladığı hâtıralarında, 1945'te Irak'ın Musul'u Türkiye'ye vermek istediğini fakat, teklifin Türkiye tarafından reddedildiğini iddia etti:
"1945'te Irak Başbakanı Nuri Sâid Paşa beni çağırdı. Türkiye'ye resmi bir ziyâret yapacağını, benim de eşlik etmemi istiyordu. Ziyâret gerçekleşti. Şükrü Saraçoğlu Türkiye Başbakanı'ydı. Ziyâretin esas amacını benim gibi o da bilmiyordu. Konuk edildiğimiz yere götürüldük, akşam Sâid Paşa bana ziyâretin esas amacını anlattı. "Prens Abdülillah durmuyor dedi. Kral olmak istiyor, biz ne yapsak Kuzey Irak'ta Türk kimliğini sildiremedik. Bugün Türkiye'de munis bir iktidar var ama ne mâlum günün birinde birisi ortaya çıkıp; Musul'u elimizden almaz. Onun için Prens Abdülillah ile bir karara vardık. Biz Musul'un tümünü Türkiye'ye verelim ona karşılık da Suriye'nin Irak tarafından işgâline karşı koymasınlar ve böylece Prens Abdülillah Suriye'nin müstakbel kralı olur. Şerif Hüseyin Bin Ali'nin de rüyâsı gerçekleşmiş olur. Kuzey Irak belâsından da kurtulmuş oluruz.
Ertesi sabah Başbakan Saraçoğlu ziyâretimize geldi, ziyâretimizin esas amacını anlayınca çok sevindi. Cumhurbaşkanı İsmet Paşa'ya teklifi ileteceğini söyledi. Cevâbı getirmek için tekrar gelen Saraçoğlu bizi de en az kendisi kadar şaşırtmıştı. (Türkiye Devleti bu öneriyi şiddetle red ediyor, böyle bir şeyin gerçekleşmemesi için elinden gelen herşeyi yapacağından emin olabilirsiniz.) dedi. Ziyâret başarısızlıkla sonuçlanmıştı..."

Türkiye Gazetesi, 9.11.1997
dip not : Türkiye'ye Yönelik Terör Odakları, Dr Abdullah Manaz, İstanbul - 2005
http://takvim.ihlas.net.tr/arka/161299.asp?sehir=

Yine bir başka sosyal demokrat ! olan mümtaz soysal ın bu konudaki görüşleri :
Prof. Dr. Mümtaz Soysal, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında petrolün değerinin yeterince bilinmemesi nedeniyle Musul ve Kerkük'ün İngilizler tarafından ele geçirildiğini söyledi.

Soysal, Irak sınırlarıyla birlikte Kıbrıs ve Ermeni sorununun da Osmanlı'dan Cumhuriyet'e intikal eden sorunlar olduğunu vurguladı.
Prof. Soysal, Gazi Üniversitesi tarafından düzenlenen 'Kıbrıs, Kuzey Irak ve ermeni Sorunu' konulu konferansta, üç temel sorunun tarihi gelişimi ve gelinen noktadaki durumlarını değerlendirdi. Kıbrıs sorununda Türklerin 'uzlaşmaz' bir tavır sergilediğinin öne sürüldüğünü hatırlatan Soysal, adadaki sorunun çözümüne yönelik müzakerelerin başarısız olması nedeniyle, konunun Avrupa Birliği'ne sevk edileceği ihtimaline değindi. Türkiye'nin 'Irak sınırı' meselesinin de Kıbrıs sorunu gibi Lozan Antlaşması'nda başladığını anlatan Soysal, "O dönemlerde İngiltere petrolün değerini biliyordu. Bu nedenle Musul ve Kerkük'ü istiyordu. İsmet İnönü ise petrolün önemini yeterince bilemediği için gerekli mücadeleyi verememiştir. Türkiye, bu sebepten çıkacak bir savaşı göze alamadı." dedi.
http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=80961

_________________


Not:Bu resim ******'ün isteğiyle yapılmıştır.Ergenekon'dan çıkışımızı anlatmaktadır.

"Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır."

ULU ÖNDER MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
avatar
Hakkhan
Moderatör
Moderatör

Erkek Mesaj Sayısı : 219
Yaş : 25
Nerden : Mersin
Kayıt tarihi : 26/08/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İsmet İnönü Hakkında Bilinmeyenler

Mesaj tarafından 0guzbeyi Bir C.tesi Şub. 28, 2009 5:06 pm

eline, koluna yüreğine sağlık. güzel bizler kıl tüy meseleleri bırakacaz. bu sitede bizden olmayan bizden gibi gösterilen dede den dolma bilgilerle saygı duyduğumuz sevdiğimiz bu insanların gerçek yüzlerini öğrenecez öğretecez. saygılarımla....
avatar
0guzbeyi

Erkek Mesaj Sayısı : 111
Yaş : 52
Nerden : izmir
Kayıt tarihi : 30/08/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İsmet İnönü Hakkında Bilinmeyenler

Mesaj tarafından efe_ege Bir C.tesi Şub. 28, 2009 6:18 pm

Aydınlatıcı bilgiler için teşekkürler hakkhan
avatar
efe_ege

Erkek Mesaj Sayısı : 30
Yaş : 33
Nerden : BuCa / İZMİR
Kayıt tarihi : 17/02/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İsmet İnönü Hakkında Bilinmeyenler

Mesaj tarafından veli Bir C.tesi Şub. 28, 2009 9:20 pm

.


En son Topel tarafından Salı Şub. 16, 2010 3:46 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
avatar
veli

Erkek Mesaj Sayısı : 11
Yaş : 31
Nerden : mersin
Kayıt tarihi : 22/02/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İsmet İnönü Hakkında Bilinmeyenler

Mesaj tarafından dutluca-bilecik Bir C.tesi Şub. 28, 2009 10:19 pm

Eline sağlık hakan güzel bir konuyu buraya taşımışsın.İsmet inönü bir oldu bitti ile cumhrbaşkanlılğını ele geçirdikten sonra atamıza ait ne varsa sildi.Paradan ve resmi dairelerden resmini bile indirdi.1938-1950 yılları arasında atamız adeta unutturulmaya çalışıldı.İnönünün milliyetide malum.
avatar
dutluca-bilecik
Moderatör - Bilecik Yörük Beyi
Moderatör - Bilecik Yörük Beyi

Erkek Mesaj Sayısı : 485
Yaş : 56
Nerden : Bilecik
Kayıt tarihi : 23/09/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İsmet İnönü Hakkında Bilinmeyenler

Mesaj tarafından veli Bir C.tesi Şub. 28, 2009 10:23 pm

.


En son Topel tarafından Salı Şub. 16, 2010 3:41 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
avatar
veli

Erkek Mesaj Sayısı : 11
Yaş : 31
Nerden : mersin
Kayıt tarihi : 22/02/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İsmet İnönü Hakkında Bilinmeyenler

Mesaj tarafından dutluca-bilecik Bir C.tesi Şub. 28, 2009 10:31 pm

Topel bazı gerçekleri yazarken bunu siyasi olarak yorumlanmaması gerekir.1940 lı yılları araştırırsan bu gerçeklere ulaşırsın.
avatar
dutluca-bilecik
Moderatör - Bilecik Yörük Beyi
Moderatör - Bilecik Yörük Beyi

Erkek Mesaj Sayısı : 485
Yaş : 56
Nerden : Bilecik
Kayıt tarihi : 23/09/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İsmet İnönü Hakkında Bilinmeyenler

Mesaj tarafından Hakkhan Bir C.tesi Şub. 28, 2009 11:57 pm

Topel demiş ki:DEĞERLİ YÖRÜK BEYLERİ SON TÜRK DEVLETİ TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN BU TOPRAKLAR ÜZERİNDE KURULMASINDA BU TOPRAKLARIN DÜŞMANLARDAN TEMİZLENMESİNDE CANINI FEDA EDECEK ŞEKİLDE KURTULUŞ SAVAŞINA KOMUTA ETMİŞ VE BİZE BU VATANI EMANET ETMİŞ EN ETKİN KİŞİLERDEN OLAN ATATÜRK,İNÖNÜ,KAZIM KARABEKİR,FEVZİ ÇAKMAK VE CELAL BAYAR GİBİ YÜKSEK ŞAHSİYETLİ KİŞİLERİ O ZAMANKİ KOŞULLALRI BIRAKARAK BU GÜNKÜ KOŞULLARDA ELEŞTİRMEK VE HALKIN GÖZÜNDE KÜÇÜK DÜŞÜRMEYE KİMSENİN HAKKI YOK SANIRIM.BİZ BUGÜN BU VATANDA BAĞIMSIZ VE HÜR BİR ŞEKİLDE YAŞIYORSAK İNÖNÜNÜN DE ÇOK BÜYÜK KATKILARINA BORÇLUYUZ SANIRIM.TÜRK DÜŞMANLARININ EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEYELİM TÜRK BÜYÜKLERİNİ TARİH SAYFALARINDA BIRAKARAK BAŞARILARINDAN MİNNET DUYMALIYIZ SANIRIM.BİR DE O KİŞİLERİN OLMADIĞINI DÜŞÜNELİM NE OLURDU HALİMİZ TÜRK BÜYÜKLERİNİ ELEŞTİRMEK TÜRK DÜŞMANLARININ EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEK TİR.ÖZÜR DİLEYEREK BİLGİLERİNİZE SUNUYORUM

O günkü koşullar, ******'ün bozkurt resimli sigara peketlerini ve pulları yok etmeği mi gerektiriyordu?O günkü koşullar ****** resimli paraları kaldırtıp, paralara kendi resimlerini bastırmayı mı gerektiriyordu?Yukarda yazılanları yapmasını mı gerektiriyordu?

Evet.İnönü sayesinde, ******'ün kapattırdığı Türk ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhine çalışan Mason Locaları tekrar açıldı.Ve onun sayesinde Türk düşmanlarının ekmeklerine yağlı bal sürülmüş oldu.Türk büyüğü dediğiniz kişi Kurtuluş Savaşı dışında bir büyüklüğü olmayan,bir Kürt'tür.Ben milletime büyük zararlar vermiş bir kişiyi tarih sayfalarında bırakamam babam bile olsa.Kusura bakmayın.Ben pek minnet duyamayacağım.Çünkü verdiği zararlar öyle büyük ki ben minnet duysam, yüreğim duymaz.İsmet İnönü olmasa değil de , Mustafa Kemal ****** ve Fevzi Çakmak olmasa nolurdu diye sormanızı tercih ederim.Çünkü Mustafa Kemal ****** ve Fevzi Çakmak olmasaydı İsmet İnönü de olmazdı.

Yazınızın başından beri sanki ,''ATATÜRK,KAZIM KARABEKİR,FEVZİ ÇAKMAK VE CELAL BAYAR'' ı eleştirmişiz gibi,sanki onlara olan bir düşmanlığımız varmış gibi bir yargı vardı.Bence yanlış yargıya düşmeyin.Önceki iletilerimize bakarsanız bu kişilere bir kastımızın olmadığını aksine onlara olan sevgimizi ve bağlılığımızı göreceksiniz.

Bu forum Yörüklerin forumudur.Uyutulan Milletimizi uyandırmak için çabalayan bir forumdur.Bu forum bilinmeyenleri bildiren,söylenmek istenilmeyenleri söyleyen ve Büyük Türk Tarihini aydınlatan bir forumdur.Burası uyanışın,şahlanışın ve dirilişin gerçekleşmesi için; etrafı uçurumlarla çevrilmiş Türk milletine yol göstermeye çalışan bozkurtların forumudur.

Tarihi gerçeklerden kaçınmamız milletimizin yararına değil, zararına olacaktır.Hele hele İsmet İnönü gibi bir gerçek varken...

Biz her zaman Mustafa Kemal ******'ün(doğrunun) yanındayız.Korkmayın değiştirdiğiniz iletinizdeki gibi yanlışlara düşmeyiz.Sizin dediğiniz gibi dış Kuvvetlerin maşası değil, ''paşası'' olmak için çabalıyoruz.

Biraz sert yazmış olabilirim.Sert yazmamın sebebi sert ve ağır bir iftirada bulunulduğu içindir.

Saygılarımla...

_________________


Not:Bu resim ******'ün isteğiyle yapılmıştır.Ergenekon'dan çıkışımızı anlatmaktadır.

"Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır."

ULU ÖNDER MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
avatar
Hakkhan
Moderatör
Moderatör

Erkek Mesaj Sayısı : 219
Yaş : 25
Nerden : Mersin
Kayıt tarihi : 26/08/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İsmet İnönü Hakkında Bilinmeyenler

Mesaj tarafından ısparta35 Bir Paz Mart 01, 2009 6:39 pm

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi bellidir.Kuruluş aşamısında tarihsel kişiik olan yüksek şahsiyetlerin Türk Devrimi'nin ardından bir takim görüşlerde ve fikirlerde ayrı düşünmelerini veya ayrı düşmelerini doğal karşılarım..İlber Oltaylı'nında belirttiği gibi bir takım kıskançlıkların olması normaldir ve insan doğasında vardır diye düşünüyorum.Tıpkı hoca gibi bu konuların konuşulmasını ama çok da "deşilmemesi" fikrindeyim.

Sanıyorum Sn. Topel 'de olaya bu açıdan yaklaşmış...her iki tarafada paylaşımlarından dolayı teşkkür ederiz..
avatar
ısparta35

Erkek Mesaj Sayısı : 95
Yaş : 42
Nerden : ısparta-yalvaç
Kayıt tarihi : 25/11/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İsmet İnönü Hakkında Bilinmeyenler

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz