Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Akraba iftarı
Cuma Tem. 07, 2017 7:45 am tarafından dutluca-bilecik

» Genç yörüğün heyecanı
Ptsi Mart 13, 2017 11:15 am tarafından dutluca-bilecik

» Birimiz bağda birimiz dağda
Salı Şub. 21, 2017 10:03 am tarafından dutluca-bilecik

» yörüklere gıbta ederim
Ptsi Ocak 23, 2017 10:11 am tarafından dutluca-bilecik

» Bele bağlanan kuşak
Salı Ocak 17, 2017 12:37 pm tarafından dutluca-bilecik

» Fırtınanın ulaştırdığı yörük
Perş. Ocak 12, 2017 4:22 pm tarafından dutluca-bilecik

» Yörük dolabı
Çarş. Ocak 11, 2017 10:23 am tarafından dutluca-bilecik

» Yörüklerin çay sohbeti
Çarş. Ocak 11, 2017 10:12 am tarafından dutluca-bilecik

» Bileciğin uluların osmanlının uluları
Perş. Ara. 15, 2016 12:39 pm tarafından dutluca-bilecik

Kasım 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   

Takvim Takvim

Sayaç
Website counter
Dost Siteler
www.yoruklerobasi.com
http://www.forumyoruk.com


****** Diyor ki

A


BERGAMALI ALİ EFE

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

BERGAMALI ALİ EFE

Mesaj tarafından Halil Erol Bir Salı Kas. 04, 2008 11:28 am

KIRMIZI BUĞDAY NEDEN KIRMIZI?

BERGAMALI ARAP ALİ EFE

MAVRO...Bergama'nın en renkli efelerinden Smile) Yunanlılar ona Yunanca’da zenci anlamına gelen "mavro" lakabını takmıştı. Başlarda 12-15 kişiyi geçmeyen kızanları ile Yunanlıların korkulu rüyasıydı. Onun çetesi gelirken Yunan askerleri "mavrolar geliyor" diye paniğe kapılırdı. Arap kökenli Ali Osman Efe umulmadık baskınlar veren ve “ne yapacağı belli olmayan” diye tanımlanabilecek bir milis lideriydi. Bazı internet kaynaklarında Menemenli diye bilgiler var ama Bergamalıdır. Nitekim savaştan sonra Bergama Göçbeyli yakınındaki Alibeyli köyünde yaşamış ve orada ölmüştür. Ali Osman Efe ******'ün "Ne mutlu Türküm diyene" sözünün bir kanıtı gibidir. Genlerinde Araplık-zencilik olmakla birlikte, genlerine göre yüzde yüz Türk olup hainlik eden bir çok Bergamalıdan daha vatanseverdir. Olimpiyatlarda ikinci olup da o hep gülen yüzüyle tur atmak isterken bir Türk Bayrağı isteyen, Etiyopyalı Elvan Abeylesege ve ona bir Türk Bayrağı bulamayan Türk yöneticileri de hatırlatıyor biraz. Ali Osman Efe'nin yardımcılarından biri de zenciydi. O bağımsız dolaşmaya alışmış bir efeydi. O yüzden Kuva-yı Milliye’ye bir şartla girdi; Komuta altına girecek ancak bağımsızlığını da koruyacaktı. Somadaki Kuva-yı Milliye liderleri ile görüşmesi böylece olumlu sonuçlandı.Yunan ordusu onun başına 300.000 Drahmi ödül koymuştu. Çünkü bir özelliği de özellikle Yunan subayların işini bitirmesi idi. Hedefe kilitlenir ve istediğini sonunda elde ederdi. Gözüpek ve çok cesurdu. İnternet bilgilerinde onun bir yaralama nedeniyle Manisa'da hapiste yattığı ve orada gardiyan olan ve iri yarı yapılı ve gerçekten de bir pehlivan olan, Kurtuluş savaşının ünlü efelerinden Parti Pehlivan ile tanıştığı söylenir. Yunan ordusu Menemende akıl almaz zalimlikler yapmıştır. Bunu duyan Ali Osman Efe bu durum karşısında bir çete kurar, Bergama yakınında Parti Pehlivan'ın kurduğu çete ile buluşup, birleşirler. Menemen ile Bergama arasındaki Dumanlı dağ saklanmak için çok uygundur. Burada yerleşip Menemen köylerinden adam toplamaya çalıştıkları söylenir. Gittikleri köylerde bazı köylülerin soğuk davrandıklarını görürler. Sorduklarında "şeyhimize sormamız gerekir" der.Akıncılar hızla Sümbüller Köyü'ne varıp, halkı köy meydanına çağırırlar. Köylüler meydanda toplanır; Şeyhleri de gelir. Parti Pehlivan Şeyhi görünce şaşırır, çünkü Manisa merkezden çok iyi tanıdığı Giritli Derviş Mehmettir. Yeşil sarıklı, cübbeli, saçı sakalı birbirine karışmış, bildiği Derviş Mehmet...(şimdiki Haçlı irticacıların ve işbirlikçilerinin dedelerinden)Parti Pehlivan hemen söze başlar:"Menemen'i Yunan vurdu,ezan sustu; mala, cana, ırza tecavüz ediyorlar. Buralara da gelirlerse aynı şeyleri yapacaklardır." diyerek bir dayanışma sözü almaya çalışır...Derviş Mehmet akıncıları imalı ve alaycı bakışlarla haince süzerek, aç mısınız tok musunuz demeden, "ayağınızı denk alın" der gibi bir tavırla diklenerek:"Ben Yunt Dağı'na kadar bu köylerin tarikat Şeyh'iyim, bizim tarikatımız kurşun atmayacak..Mehdi gelmeden caiz değildir..." gibi, bir şeyler söyler......Ama der demez milisler sert tepki verirler, bazıları da silahlarına davranır. Arap Osman Efe sert mizaçlıdır, gırtlarını yırtarak bağırır:- Bunlardan başlayalım, gavurla anlaşmış gibiler!...Parti Pehlivan, silahları indirin işareti yaparak, Derviş Mehmet'e döner ve sorar:"Sizin tarikatınız Gavur Tarikatı mıdır ki gavura kurşun atmaz, ne biçim laf edersiniz?..." diyerek çıkışır.Sonra "lanetler okuyarak!" oradan uzaklaşırlar. İşte o gün oracıkta Ali Osman Efe ve adamlarının vurmadıkları o Giritli Derviş Mehmet yıllar sonra Menemen’de Kubilay’ı şehit edenlerin en önünde yer alacaktı. 21 Mayıs 1919...Menemen Ovasında rastladıkları ilk Yunan devriyesine saldırırlar; düşman bu çatışmada epeyce zaiyat vermiştir ama Arap Osman Efe de yaralanmıştır. Parti Pehlivan bir doksan boyunda, üstelik tam bir baş pehlivandır. Osman Efe'yi sırtına vurduğu gibi çatışma alanından kaçırır.Arap Ali Osman Efe Balıkesir'e varınca bir kadın tarafından çok iyi bakılır. Tedavi olduktan sonra yeniden dağlara çıkar ve kurtuluşa kadar savaşarak, Kurtuluş Savaşı'nda çok büyük ararlılıklar gösterir.Bu arada Arap Osman Efe, ağır yaralı iken kendisine iyi bakarak hayatını kurtaran kadınla evlenerek çoluk çocuğa karışmıştır.... Bu mücadele esnasında Köseler köyünden Süleyman Ağanın kızı Fatma hanım ile evlenmiştir. Harbin sona ermesi ile Bergama Alibeyli köyüne yerleşmiştir .Bu yaralanma olayı doğrudur ama bizim bilgilerimiz bu olayın Bergama-Bölcek köyü yakınlarında olduğu yönündedir. Efe bir gün Bölcek Köyüne gitmek istedi. Burası sınır sayılırdı. Köyde Yunan askerleri vardı. Aslında uyarılmış ve tehlikeli olduğu söylenmişti. Dinlemedi. Minareye çıkmış bir Yunan gözcüsü onları izliyordu. Efeler o adamı müezzin sanmıştı. Köyde Sarı Yüzbaşı denen bir komutanın idaresindeki Yunan askerleri pusu kurdu. Fakat Mavro korkusu onları aceleci yapıştı. Erken ateş ettiler . Mavro çetesi hemen önlem aldı ama bu arada Ali Osman Efe vurulmuştu. İki yardımcısı da oracıkta şehit oldu. Efe öldü diye bıraktılar ama ağır yaralı efe sürünerek bir mısır tarlasına girdi. Kanları takip eden Yunan askerleri ve Sarı Yüzbaşı Ali Osman Efeyi buldu. Burada da 5 kurşun daha sıktılar. Dili bile parçalanmıştı. Ağzı yüzü kan içindeydi. Ama son bir çabayla parabellumunu ateşledi ve Sarı Yüzbaşı ile üç Yunan askerini vurup öldürdü. Kargaşada sürüne sürüne o çemberden çıktı. Adamları onu kaçırmayı başardılar. İyileştikten sonra 200 kişilik bir kuvvet topladı ve Balıkesir'de bulunan Yüzbaşı Kemal Bey'in emrine girdi. O yüzbaşı Kemal ki Bergama’yı ilk Yunan işgalinden kurtarmış ama bazı Bergamalı Türk (!) hainler tarafından Yunan'a teslim edilmiş ve firar etmişti. Sonra general olup "Balıkesir" soyadını alacaktı. Ali Osman Efe için bu Göçbeyli-Bölcek arasında geçen çatışmadan sonra bir türkü yakıldı. Ali İhsan Güngül Hocamızın derlediği bilgilere göre türkünün hikayesi şöyle:"Andıç'a kayıt tarihi 28/ 2/1941 olarak kaydolunan bu türkümüz de Göçbeyli ile Bölcek arasındaki Sancalar deresinde yaşanan bir olaya aittir. Olay Yunan işgali sırasında cereyan etmiştir. Bergama'nın ova köylerinin hasadına el koyan Yunan karakolları, köylümüze ancak tohumluk kadar tahıl bırakmıştır. Halk harman yerlerini süpürür, tarlalardan topladığı başaklardan avucuna taneleyip onları öğütürmüş.Yine bir gün Bölcek köyünden ihtiyar bir kadın heybesine topladığı tozlu topraklı buğdayları evine getiriyor. Yolda Alibeyli köyünden Arap Ali Osman Efe, ihtiyar kadının haline acıyıp “Ben taşıyayım” diyerek heybeyi alır. Biraz ileride kendisine pusu kuran Yunan devriyesinin tuzağına düşer. Bir kaç tane yara almasına rağmen, mısır tarlalarının içerisinden kaçıp kurtulur. Efenin kanıyla boyanmış bu buğdaylar için yapılan güfte daha sonra Ayasköy Medresesi hafızı Ali tarafından bestelenmiş olup, daha sonra da Zeybek oyunu müziği olarak söylenmiştir. Olayın en üzücü tarafı da, seksenli yıllarda İzmir de yapılan Halk Oyunları yarışmasında, komşu ilçelerden biri, kendilerine ait olduğu iddiasıyla, bir de araştırma ödülü ile mükafatlandırıldılar. Halk oyunları öğretmenimiz Vehbi Yazıcıoğlu, Halk Eğitim Müdürlerinden merhum Rıza özyurt ile bu olaya yıllarca üzüldük."Evet yukarıda anlatılanlar örtüşüyor. Ali Osman Efe Bergama Bölcek yakınlarında yaralanıyor. Belki de Menemen’de ayrı bir yaralanma olmuştur, ondan emin değiliz. İşte o türkü bugün Manisa türküsü olarak biliniyor. Kubat, Zara, Nuray Hafiftaş gibi sanatçılar çok da güzel söylüyorlar ama türkünün sözleri ilk halinden tamamen farklı. Beste ise aynı. Yeni türkünün adı da eskisi ile aynı ama hepsi o kadar. Yeni uyarlamada ne Ali Osman Efe adı geçiyor ne de Kurtuluş savaşına dair bir iz var. Türkümüzün adı: KIRMIZI BUĞDAY...Kimsenin aklına "Neden Kırmızı Buğday?" demek gelmiyor olmalı. Herhalde kırmızı mercimek gibi öyle bir buğday türü var sanılıyor. Türkünün özgün hali şöyle:KIRMIZI BUĞDAYKırmızı buğday ayrılmıyor hadülen kanındanCan bulaşmış Ali Osman Efe' nin hadülen canındanKurşun girmiş Efemizin hadülen dört bir yanındanYürü serbest yürü beyaz Aşem örme saçlar sürünsünAçıver ak gerdanını Aşem hadülen sinen görünsün Göçbeyli altında selamet geçtim hadülen sağ geçtim.Sarıcalar deresinde pusuya düşüp kendimden geçtim.Aklımı zor topladım hadülen Cingeye dar kaçtım. Yeğitler yeğidi Ali Osman Efem yerde yatıyor.Heybesinde buğdaylar hadülen kanıyla yatıyor.Kırmızı buğday ayrılmıyor hadülen aman saçımdan.Mevlam bana versin beyaz Aşem güzellerin gencinden.Kim ayrılmışki hadülen ben ayrılem Aşem eşimden. Serbest yürü Beyaz Aşem örme saçları sürünsünAç beyaz gerdanı da Aşem hadülen sinen görünsün.TÜRKÜNÜN BUGÜN SÖYLENEN UYARLAMASI (Manisa türküsü olarak biliniyor)KIRMIZI BUĞDAYKırmızı buğday ayrılmıyor sezindenMevlam Mevlam versin güzelleri gencindenKim ayrılmış ben ayrılam eşimdenYörü yörü dilber salma saçın sürünsünAçıver açıver cepkenini elmas gerdan görünsünYol üstüne kurakoymuş ilyeniBen istemem mavi şalvar giyeniBen isterim setre pantol giyeniYörü yörü dilber salma saçın sürünsünAçıver açıver cepkenini elmas gerdan görünsün.Çok acı değil mi?Aslı "Kırmızı buğday ayrılmıyor kanından" iken türkünün ruhunu nasıl değiştirmişler "Kırmızı buğday ayrılmıyor sezinden!!!""sezin" ne bu arada? Yıllar geçtikçe Kurtuluş Savaşı kuru bir ders bilgisi ile özdeşleşiyor sanırım, sınavlarda kaç soru çıkar ki oradan? Cumhuriyet ruhu da böyle böyle mi erozyona uğratıldı? Cumhuriyet Bayramında beylik laflar, bir kaç şiir, ayakta beklemeler diye mi anılır oldu? "Cumhuriyeti Biz Böyle Kazandık" yazılı pankart taşıyıp ******’ü savaştan bir kaç yıl sonra karşılayan Afyonlu köylülerin cumhuriyet sevgisi ile bugünkü nesillerin sevgisi aynı mı? Belki de devrim tarihi derslerinde, Mavrolar, Gördesli Makbuleler anlatılmalı. O zaman o ruhu tekrar kazanırız . O da belki
! [b]
avatar
Halil Erol

Erkek Mesaj Sayısı : 509
Yaş : 55
Nerden : Bergama/İzmir
Kayıt tarihi : 27/07/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: BERGAMALI ALİ EFE

Mesaj tarafından dutluca-bilecik Bir Salı Kas. 04, 2008 8:08 pm

eline koluna sağlık eryiğit efem bir efe ancak bu kadar anlatılır tanıtılır.Bir ünüversiteli kardeşimiz Ali efe hakkında araştırma yapıyordu inşaallah faydalanır.
avatar
dutluca-bilecik
Moderatör - Bilecik Yörük Beyi
Moderatör - Bilecik Yörük Beyi

Erkek Mesaj Sayısı : 485
Yaş : 56
Nerden : Bilecik
Kayıt tarihi : 23/09/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: BERGAMALI ALİ EFE

Mesaj tarafından Halil Erol Bir C.tesi Kas. 15, 2008 12:25 am

umarım takip etmiştir teşekkür ederim
avatar
Halil Erol

Erkek Mesaj Sayısı : 509
Yaş : 55
Nerden : Bergama/İzmir
Kayıt tarihi : 27/07/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: BERGAMALI ALİ EFE

Mesaj tarafından Murat Bir Salı Ocak 13, 2009 12:28 pm

evet tarihi Bergama'nın bize ait olan kültüründen esintiler.. Bergamalı Ali Efe'yi sayende yeniden andık.. Ruhu şad olsun bu insanların..kalemine ve paylaşımına sağlık eryiğit ....
avatar
Murat

Erkek Mesaj Sayısı : 181
Yaş : 46
Nerden : ödemiş/izmir
Kayıt tarihi : 19/09/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: BERGAMALI ALİ EFE

Mesaj tarafından Halil Erol Bir Salı Mart 03, 2009 11:30 pm

(Eyüp Eriş, Bergama Ticaret Odası)


Mezarı hayatını geçirdiği Bergama Alibeyli köyündedir. O köyün gençleri bugün adını bile bilmemektedir. Eğitim sistemimiz bu haldedir.

15 Mayıs 1919...Yunan Ordusu İzmir'e girer... İlk 1 ay içinde Ayvalık, Bergama işgal edilir. O sırada milli uyanış artık başlamıştır. Manisa Cezaevi gardiyanı olan, iri yarı, 1.90'lık Parti Mehmet Pehlivan aynı hapiste adam yaralamadan dolayı yatmış olup, ailesi yıllar önce Bergama'ya göç etmiş bir zenci olan Ali Osman Efe'nin cesaretini bilmektedir. Onu da yanına çağırır, çete kurarlar. Önceleri Çerkez Ethem'e sonra Demirci Kaymakam'ı İbrahim Ethem Bey'e bağlanırlar.

1919 Haziran'ı ortalarında Bergama'daki Yunan Ordusu'na, Kozak, Göçbeyli_Ayasköy ve Kınık yönlerinden, üç koldan saldıran milis güçlerimizden büyük bir darbe yiyen Yunan Ordusu, geri çekilir. İntikam için Menemen'i yakıp yıkarlar, kadınlara, kızlara tecavüz ederler. Menemen Kaymakam'ı Kemal Beyi öldürürler.

Parti Mehmet Pehlivan ve sağ kolu Arap Ali Osman Efe Menemen köylerinde o sırada adam ve erzak toplamaktadır. Ama köylülerde bir direnç, isteksizlik vardır. Nedenini sorarlar. "Şeyhimiz izin vermiyor" derler. O sırada Padişah ve İslam Halifesi (!) de Yunan işgaline karşı koymayın demektedir zaten.

Menemen'in bir köyünde bulurlar o şeyhi. Miskin, esrarkeş, delibaş bir yobazdır. Nakşibendi olduğunu söyler. Onu ikna etmeye çalışırlar ama o adeta dalga geçer gibi cevaplar verir. "Biz Yunan'a silah sıkmayacağız." deyince Ali Osman Efe dayanamaz silahına davranır, ardından adamları...Aniden bir şakırtı kopar. Silahlar Derviş Mehmet'e doğrulur. Parti Pehlivan öldürülmesine o an engel olur.

İşte o gün bir Bergamalının elinden kurtulan o yobaz, tam 11 yıl sonra, 1930'da, Menemen'i Yunanlıların elinden kurtarmış olan kahraman ordunun genç bir üyesinin, Kubilay'ın, boynunu ensesinden bağ bıçağı ile kesecek ve Kubilay'ın o kesik başını yeşil bayraklı direğinin ucuna takıp dolaşacaktır.

Türk halkı savaş kahramanı Ali Osman Efeyi unutmaz. Kırmızı Buğday türküsü ile ölümsüzleştirir ama sonraları içinde kan ve savaş ve kahramanlık geçen bu türkü biraz ağır gelir insanlara, sözleri öyle bir değiştirilir ki bilmeyen biri erotik-komik bir türkü olarak algılayacaktır.

Elbette 2008 yılında da aynı köyde mezarı olan bu kahramanı genç nesilden kimse tanımayacaktır.

Önce ekmekler bozuldu denir ya, aslında toplumsal hafıza da önce türkülerin bozulması ile başlıyor galiba
avatar
Halil Erol

Erkek Mesaj Sayısı : 509
Yaş : 55
Nerden : Bergama/İzmir
Kayıt tarihi : 27/07/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: BERGAMALI ALİ EFE

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz