Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Ne mutlu Avşarım, yörüğüm.
Salı Tem. 12, 2011 1:02 am tarafından Avşar Yörüğü

» SİTE YÖNETİMİ
C.tesi Mayıs 21, 2011 8:26 pm tarafından İbrahim ÖNDER

» O yörüklerin kızı
C.tesi Mart 19, 2011 1:18 pm tarafından dutluca-bilecik

» yayladan indirdiler
Cuma Mart 11, 2011 9:00 pm tarafından dutluca-bilecik

» Bulgaristan yörüğü söğütte
Perş. Mart 10, 2011 7:26 pm tarafından dutluca-bilecik

» Alman kadının gözü doldu
Salı Mart 08, 2011 9:54 pm tarafından dutluca-bilecik

» YÜN MECİSİ
Çarş. Mart 02, 2011 10:43 pm tarafından dutluca-bilecik

» Hocanın cini delindi
C.tesi Şub. 26, 2011 11:17 am tarafından dutluca-bilecik

» KUBİLAY " Filmi Seyret ve İndir
Cuma Şub. 11, 2011 2:26 pm tarafından İbrahim ÖNDER

Mayıs 2012
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031   

Takvim Takvim

Sayaç
Website counter
Dost Siteler
www.yoruklerobasi.com
http://www.forumyoruk.com


****** Diyor ki

A


ADANA VE OSMANİYE"DE ERKEK KIYAFETLERİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

ADANA VE OSMANİYE"DE ERKEK KIYAFETLERİ

Mesaj tarafından Alper Turan Tekeli Bir Salı Eyl. 09, 2008 3:31 pm

ADANA VE OSMANİYE’DE ERKEK KIYAFETLERİ


Prof. Dr. Erman ARTUN


Adana ve Osmaniye giyim kuşamları bölgenin diğer illerinde de kullanılır; ancak
küçük de olsa bazı farklılıklar gösterir.

Başa giyilenler:

Terlik-Börk;

Börk başa giyilen bir başlıktır. Börk Osmaniye’de yazlık kıyafet olarak giyilmekte
ve etrafına kefiye denen bir jest sarılmakta, kefiye ucu sol yanağa doğru salınmaktadır.
Osmaniye börkünde koni uzunluğu fazla değildir ve püskül abartılmamıştır. Börk hem aba
hem cepken üzerine giyilen bir başlıktır çevresine kefiye bağlanır (K1, K5, K6, K7, K8,
K9, K14, K15).

Terlik genel olarak yöre insanının yaz sıcağında giydikleri, koni şeklinde küçük
delikleri olan ve delik etrafı işlemeli, ucu püsküllü bir erkek kıyafetidir.

Terliğin delikleri
başın hava almasını sağlamak için yapılmış, deliklerin simetrik yapılmasına özen
gösterilmiş olup, delik çevresi ipek böceğinin “heril” denen işlenmemiş ham ipliği ile
sırınarak işlenmiştir. Heril ipliği ipek ve altın sarısı renktedir. Bu işleme türüne yörede
“gazez” denmektedir (K1, K2, K3, K4, K5, K6, K15).


Terlik genel olarak Osmaniye’nin ova köyleri olarak adlandırılan, Çukurova’daki
köylerinde kullanılmaktadır. Terlik üzerine kefiye sarılarak kefiye uçları sol yana
bırakılmaktadır. Terlik, yanlarının delik olması sebebi ile yazları serin ve görünüş itibarı ile
şık durmaktadır ( Erkoçak-Gizlice, 2003:120-K10, K11, K12, K13, K14, K15).


Nerden gelin hatın kızım
Sırtında sırmalı işlik
Dayın sana kına yaksın
Başında püsküllü başlık
(Âşık Elvan Çeşit)



Keçe külah;
Yörede kışlık kıyafetlerle birlikte giyilen bir kıyafettir. Koni şeklinde keçeden
yapıldığından adına keçe külah denmektedir. Koni şeklinde keçenin uçları geriye
kıvrılarak, giyilir ve üzerine kefiye bağlanır ( Erkoçak-Gizlice,2003: 120–121-K3, K4, K5,
K6, K7, K8, K9, K10).

Keçe külah boz börkünü sevdiğim
Bıyık oynatmanın zamanı geldi
(Dadaloğlu)

Kefiye:
Püsküllü terlik (Börk) ve keçe külah üzerine bağlanan çeşitli renklerde ince poşidir.
Renkleri genellikle sarı, siyah, yeşil ve kırmızı olmaktadır ( Erkoçak-Gizlice, 2003: 121).

Siyah ve kahverengi poşi:
İpek dokuma oldukça ince bir kumaştır. Ebatları 90×90 (Halk arasında devirme)
ölçüsündedir. Köşeden köşeye katlanarak 10 cm genişliğinde bir bant haline getirilerek
keçe külahın başa gelen kıvrılmış kısmına bağlanarak kullanılmaktadır. Uçları sola doğru
bırakılarak kullanılmaktadır (K1, K2, K4, K5, K6, K7, K8, K9, K10).

İlin soğuk dağ köylerinde bu başlık kullanılırken ova köylerinde daha farklı bir
başlık kullanılmaktadır. Ova köylerinde iklim sıcak olduğundan “Börk” adı verilen bir
terlik kullanılmaktadır (K1, K3, K10, K11, K12, K14, K15).

Üste giyilenler:

Aba:
Yöredeki en belirgin ortak giyimlerinden biri aba adı verilen ve yünden yapılan,
kolları dirsekte, boyu uyluk hizasında olan giyimdir. Osmaniye’de “boz aba” olarak
kullanılmaktadır. Yöresel inceliklerle motif ve desen olarak diğer yörelerden ayrılır (K1,
K2, K3, K4, K5, K6, K7).


Osmaniye’de kullanılan aba dokuma sırt işlemeleri, çeşitli Türkmen motifleri ve
çiçek motifleri ile süslenmiş yaka kısımları işlenmiş, koyunun kendi “Natürel” yünü
boyanmadan kullanıldığı için adına “boz aba” denmiştir. Boyama yapılarak kullanma şekli
ise Nar kabuğu ve “Boruk” denen bitkinin boyasından elde edilen açık kahverengi bir renk
oluşturularak kullanılır (K1, K2, K5, K6, K7, K8, K9, K14, K15).



Sırma Aba (Boz aba)

Dokuması doğal koyun yünündendir. Koyunun boyanmamış yünü kirli beyaz
görünümdedir. Yörede ıstar denen kilim dokuma tezgâhlarında elde dokunur. Kolları
dirseklere inecek şekilde uzun, işlemelidir. Yakadan eteğe kadar olan göğüs kısmı ve sırta
gelen kısımları çeşitli motiflerle işlemelidir

. Aba üzerindeki motifler dokumanın kendinden
olduğu gibi, dokuma sonrasında da heril denen ipek ipliği ile çeşitli motiflerle
işlenebilmektedir. Aba doğal koyun yününden olduğundan renk kirli beyaz ve açık kahve
renklerinde olduğundan yörede adına “boz aba” denmektedir.

Aba üzerindeki motifler genellikle kilim motifleri küçültülerek işlenmiştir. Genellikle yiğitliği simgeleyen
koçboynuzu, parlaklığı simgeleyen, yıldız motifi ve çoğalmayı simgeleyen zincir motifleri
kullanılmıştır.

Bu işlemelerden dolayı sırma aba olarak da adlandırılmaktadır. Aba
dokuması sert olması nedeni ile şalvarın üzerine salıverilerek giyildiği gibi daha sıkı
olması için, kış aylarında etekleri şalvarın içine salınarak üzerinden Tarabulus kuşak
bağlanmaktadır ( Erkoçak-Gizlice, 2003: 122-K1, K2, K9, K12, K13, K14, K15).


Sırma cepken (Mavi cepken)

Genel olarak koyu renk aba dokunmuş kumaşlardan yapılır. Kollarının uzunluğu
dirseğe kadar uzun, önü aba gibi açık, kol ve yaka ile sırta gelen kısımları yöresel
motiflerle işlemeli olduğundan sırma cepken denilmektedir.

İşleme ipliği yörede yaygın
olarak kullanılmış ipek böceğinin “heril” denen işlenmemiş ham ipliği ile yapılmıştır.
Heril altın sarısı renktedir. Günümüzde bu ipliğin yerini sırma ipliği denen “sim” iplik
almıştır (K1, K2, K3, K4, K9, K10, K11, K12, K13).

Cepkenin işlemesi kadınlar ve genç kızlar tarafından yapıldığından, genç kızların
gönlündeki eş tiplerini yansıtmaktadır. Türkmen motiflerinin dili çözüldüğünde bu
motiflerin yiğitliği, hâkimiyet duygusunu, kahramanlığı ön plana çıkardığını görmekteyiz.
Bu nedenle cepken ve aba üzerine “koçboynuzu, yıldız ve zincir” motiflerinin hâkim
olduğu görülmektedir (Erkoçak-Gizlice, 2003: 123-K1, K9, K10, K11, K12, K13, K14,
K15).


İşlik (Gömlek)
Pamuklu veya ipek kumaştan yapılan, beyaz veya beyaz üzeri gri küçük ve sık
çizgili desen şeklinde yapılmıştır. Yakasız olabildiği gibi sıfır yaka “hâkim yaka” da
yapılabilmektedir.

Kollar uzun kol ağızları salma olabileceği gibi düğmeli de olmaktadır.
İşliğin aba ya da cepken altından giyildiğinde görünen yaka kısımları çeşitli motiflerle
işlemelidir (Erkoçak-Gizlice, 2003: 124-K1, K2, K8, K9, K10, K11, K12, K14, K15).

Şalvar;

Bölgenin 5 ilinde de ortak kullanılmaktadır. Osmaniye’de şalvarlar renk olarak
genel olarak siyah ve zeytin yeşili rengi dikilir. Peyki Adana şalvarı gibi uzun olmamakla
beraber, cep ağızları ve ayak ağızları işlemeli yapılabilmektedir. Şalvar bazı farklılıklara
rağmen bölge illerinin ortak bir kıyafeti olduğu görülmektedir (K1, K2, K6, K7, K8, K9,
K10, K11).


Tırlık denen bir tür pamuklu dokumadan yapılmaktadır. Tırlık ıstar denen el
tezgâhlarında dokunmaktadır. Iygısı da, çözgüsü de pamukludur. Ancak, tırlık kumaş
günümüzde üretilmediğinden, yerini “tırpanı bez” “terikoton” ve çeşitli pamuklu ve yün
kumaşlardan da yapılmaktadır.

Şalvar Osmaniye’de genel olarak koyu renk kumaşlardan
yapılmaktadır. “Gara şalvar” en çok kullanılanıdır. Zeytin yeşili ve kahverengi
kumaşlardan da yapılmaktadır (K1, K2, K8, K9, K10, K11, K12, K13, K14, K15).


Osmaniye şalvarını bölgenin diğer illerinden ayıran özelliği peyklerinin diz
hizasında olmasıdır. Ayak uzunlukları yemeni üzerine hafif şekilde dökülmektedir. Bağı
uçkurdur, cep ağızları ve ayak ağızları kaytan işlemeli yapılabilmektedir. Genel olarak ise
işlemesiz sade şekilde kullanılmaktadır.( Erkoçak-Gizlice, 2003: 124-K1, K2, K3, K4,
K5).

Tarabulus kuşak;
90x90 ölçülerinde bir çeşit ipeksi kumaştan yapılmıştır. İki kenarı püsküllüdür.
Rengi sade beyaz, kahverengi, siyah olabildiği gibi karışık çizgili desenli de olmaktadır.
Renklerin karışımı gök kuşağını andırmaktadır.

Osmaniye’de genellikle sade beyaz olanı
bele bağlamada, siyah olanı ise boyuna atılmaktadır. Tarabulus kuşak, cepken etekleri
şalvarın içine sokularak üzerinden bele bağlanır. Püsküller şalvar üzerine sarkacak şekilde
bağlanır.

Kış soğuğunda cepken üzerinden aba giyildiğinde kuşağın sadece püskül uçları
görün Tarabulus kuşak ince ipekten yapılmaktadır. Beyaz olduğu gibi beyaz zemin üzerine
renkli de olabilmektedir (K1, K2, K3, K4, K5, K6, K7, K8, K9, K10).

Tarabulus kuşak yöre insanının çok amaçlı kullandığı bir kıyafettir. Hem kış hem
de yaz günlerinde bele bağlanır amacı beli sıkı tutmasıdır. Soğuk olduğunda aba altından
boyuna çapraz bağlanarak soğuktan korunmada kullanılır. Ayrıca namaz kılmak için
seccade ve yemek yerken sofra görevi de görmektedir.( Erkoçak-Gizlice, 2003: 124–125-
K9, K10, K11, K12, K13, K14, K15).


En son karatekeli tarafından Salı Eyl. 09, 2008 3:33 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

_________________


alperturantekeli@msn.comOSMANİYE YÖRÜKLER KÜLTÜR TANITMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ
www.alperturantekeli.com.tr www.forumyoruk.com www.yoruklerobasi.com

Alper Turan Tekeli
Yönetici - Osmaniye Yörükler Kültür- Tanıtma ve Dayanışma Derneği 2. Başkanı
Yönetici - Osmaniye Yörükler Kültür- Tanıtma ve Dayanışma Derneği 2. Başkanı

Erkek Mesaj Sayısı: 194
Yaş: 36
Nerden: Osmaniye
Kayıt tarihi: 14/08/08

Kullanıcı profilini gör http://www.forumyoruk.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: ADANA VE OSMANİYE"DE ERKEK KIYAFETLERİ

Mesaj tarafından Alper Turan Tekeli Bir Salı Eyl. 09, 2008 3:32 pm

Para kesesi;
Kese renkli ipek iplerden örülmüş tabanı dar, ortasına doğru genişleyip ağzına
doğru paralel uzanır bir şekilde olan küçük bir torba ağzı iki taraftan büzülür ve bağlanır.(
Erkoçak-Gizlice, 2003: 125-K2, K3, K8, K9, K10, K11, K12, K13, K14, K15).

Boyraz soluklu nefesi
Uzaktan duyulur sesi
Parasını gören var mı
Delik ağamın kesesi
(Âşık İmami)

Yün çorap;
Koyunun boyanmamış genellikle güz yünü denen kirli beyaz yünden elle işlenerek
kullanılan bir çoraptır. Yün çorabın özelliği teri emmesi ve ayakta meydana gelecek mantar
türü hastalıkları önlemesidir. Seyrek bir işleme türü olduğundan ayağın hava almasını
sağlamaktadır (Erkoçak-Gizlice, 2003: 125-K1, K2, K3, K11, K12, K13, K14, K15).

Çorap bağın ördüğüm
Ayda yılda gördüğüm
Sana hasta diyorlar
Nasıl oldun öldüğüm
(Anonim Avşar Manisi)

Yemeni:
Ortak diğer kıyafette yemenilerdir. Yemeniler yapı ve dikim modeli itibarı ve
hammadde olarak ortak ancak renk itibarı ile farklıdır. Osmaniye’nin dağ kolu köyleri
olarak bilinen Kırmızı yemeni de yaygın olarak kullanılmıştır.


Tabanı ham yarma manda derisinden, sayası (yüzü) işlenmiş inek derisinden
yapılmış kırmızı ve siyah renkte yemenidir. Yemeninin özelliği giyen kişinin yemenisini
kendisi dikmesidir. Bu nedenle boyamadan da kullanılmıştır. Kadirli ilçemizde daha zarif
hale getirilerek saraçlar tarafından elde yapılan “Kadirli yemenisi” ünlüdür.

Adana’da da bu yemeni giyilmektedir. Yemeni renklerinde tek hâkim renk yoktur. Siyah ve kırmızı
olanı en çok kullanılanıdır. Siyah yemeni yaygın kullanılan bir yemeni türüdür. Kırmızı
yemeni genel olarak dağ kolu köylerinde kullanılmaktadır ( Erkoçak-Gizlice, 2003: 125-
K1, K2, K3, K4, K5, K6, K7).

Atlar gidiyor eşkine
Yol verin kaçsın şaşkına
Yemeniyi kaybetmiş
Siz verin Allah aşkına
(Âşık Hacı Yılmaz)

Sonuç:
Adana ve Osmaniye halkı, geleneklerine bağlıdır. Adana ve Osmaniyeliler, doğal
olarak, zamanla ortaya çıkan değişikliklerle de olsa geleneksel kıyafetlerini, düğünlerde ve
diğer törenlerde kuşanarak, adeta günümüze geçmişten bir kesit sunmaktadırlar.

Kuşaktan kuşağa devredilen, genç kızların çeyizini süsleyen bu kıyafetler, bu bölümü giyilmese de
çeyiz sandıklarında saklanarak kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze kadar gelebilmiştir.
Adana ve Osmaniye’nin giyim kuşam kültürün tamamen yok olmadan belgelemeyi
amaçlayan bu bildiride, ulaşılabilen tüm materyal incelenmiş, elde edilen bilgiler
fotoğraflarla desteklenerek sunulmuştur.

Kaybolmaya yüz tutmuş bu kültür değerlerinin araştırılması günümüze ulaşabilen
örneklerinin tespit ve muhafaza edilmesi, sistemli olarak incelenmesi ve belgelenmesi,
gelecek kuşaklara tanıtılması açısından önemlidir.

KAYNAK KİŞİLER

1.Fadime İPEK, 54 yaşında, ilkokul mezunu, ev hanımı, Karaisalı.
2.Naciye GÖK, 56 yaşında, ilkokul mezunu, ev hanımı, Seyhan
3.Ümmü ÖGÜ, 51, ilkokul mezunu, ev hanımı, Karaisalı.
4. Emsal YILDIRIM,48 yaşında, ilkokul mezunu, ev hanımı. Karaisalı.
5. Perihan DEVELİ, 59 yaşında, ilkokul mezunu, ev hanımı, Karaisalı.
6. Nigar KAYA, 45 yaşında, ilkokul mezunu, ev hanımı, Karataş.
7. Asuman SÖMEK, 35 yaşında, ilkokul mezunu, ev hanımı, Karataş.
8. Servet YALÇUN, 52 yaşında, ilkokul mezunu, ev hanımı, Adana.
9. EmineTAVUSBAY, 70 yaşında, ilkokul mezunu, ev hanımı, Adana.
10. Zeynep KOÇAK, 74 yaşında, okuma-yazması yok, ev hanımı, Karaisalı.
11. Azime TOLGA, 50 yaşında, ilkokul muzunu, ev hanımı, Adana.
12. Pakize ALKAN, 32 yaşında, ilkokul mezunu, ev hanımı, Karaisalı.
13. Zekiye SAKIZLI, 51 yaşında, lise mezunu, ev hanımı, Adana.
14. Fadime DALDABAN, 43 yaşında, ilkokul mezunu, Karaisalı.
15. Perihan KÖK, 49 yaşında, ilkokul mezunu, Adana.

KAYNAKLAR
AHMET Cevdet Paşa, Tezakir, Türk Tarih Kurumu Yayınları
ERKOÇAK, Mehmet “Osmaniye’de Ağıtlar ve Türküler” Osmaniye Belediyesi
Kültür Yayınları 1972:
ERKOÇAK, Mehmet, Alan Araştırma Notları.
ERKOÇAK, Mehmet-Abdullah GİZLİCE (2003), “Osmaniye Folkloru”, OFAD
Kültür Yayınları-1, Osmaniye
GİZLİCE, Abdullah-Suat ÖNAL(2004), “Osmaniye Geleneksel Kıyafetlerinde
Kadın ve Erkek Başlıkları”, Karacaoğlan’dan – Bela Bartok’a Dadaloğlu’ndan -Âşık
Feymani’ye Osmaniye Kültür Sanat ve Folklor Sempozyumu, Osmaniye.
İPEK, İsmet (2002), Osmaniye Diye Diye, Kınık Yayınları.
KILIÇ, Ahmet, Osmaniye Tarihi.
KIRGIZOĞLU, Neriman Görgünay (1992), Anadolu’da Geleneksel Kadın
Başlıkları, 4. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi Bildirileri, 5. Cilt,-Maddi Kültür-,
Kültür Bakanlığı HKAG Yayınları, Ankara.
MERİÇ, Atanur (2000), Afyonkarahisar Müzesinde Bulunan Tarihi Kıyafetler
Üzerine Bir Araştırma, V. Afyonkarahisar Sempozyumu Bildirileri, Afyonkarahisar.
OSMANİYE Folklor Araştırma Derneği Arşivi
OSMANİYE Milli Eğitim Müdürlüğü Mahalli Kıyafetler Araştırma Komisyonu
Raporları 2002.
TANSUĞ, Sabiha (1984), Anadolu’da Geleneksel Türkmen Giyimi”, folklor ve
Etnografya Araştırmaları, Anadolu Sanat Yayınları, İstanbul.
……………………(1988), Geleneksel Giyimlerin Sahneye Uygulanması, Türk
Halk Oyunlarının Sahnelenmesinde Karşılaşılan Problemler Sempozyumu Bildirileri,
Kültür Bakanlığı yayınları, Ankara.
TÜRKOĞLU, Sabahattin (2002), Tarih Boyunca Anadolu’da Giyim Kuşam,
İstanbul.
YALMAN(Yalgın), Ali Rıza(1993), “Cenup’ta Türkmen Oymakları 1-2”, Kültür
Bakanlığı Yayınları, Ankara.

_________________


alperturantekeli@msn.comOSMANİYE YÖRÜKLER KÜLTÜR TANITMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ
www.alperturantekeli.com.tr www.forumyoruk.com www.yoruklerobasi.com

Alper Turan Tekeli
Yönetici - Osmaniye Yörükler Kültür- Tanıtma ve Dayanışma Derneği 2. Başkanı
Yönetici - Osmaniye Yörükler Kültür- Tanıtma ve Dayanışma Derneği 2. Başkanı

Erkek Mesaj Sayısı: 194
Yaş: 36
Nerden: Osmaniye
Kayıt tarihi: 14/08/08

Kullanıcı profilini gör http://www.forumyoruk.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: ADANA VE OSMANİYE"DE ERKEK KIYAFETLERİ

Mesaj tarafından İbrahim ÖNDER Bir Salı Eyl. 09, 2008 3:53 pm

Teşekkürler emeğine sağlık

_________________


http://www.forumyoruk.com

http://yoruklerobasi.com


ÖDEMİŞLİ YÖRÜK

İbrahim ÖNDER
Site Kurucusu
Site Kurucusu

Erkek Mesaj Sayısı: 525
Yaş: 39
Nerden: İzmir
Kayıt tarihi: 27/07/08

Kullanıcı profilini gör http://yorukalemi.tr.gg

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz